#92 · Konu Sahibi
13.10.2026 20:02
12 Ekim Salı
Bu mesaj muhtemelen hiçbir zaman sana gelmeyecek, bir kaldırıma çöküp mutlu olduğumuz anıları hatırlıyorum, içinden ‘’ yaaa yine başlama yeter’’ diyebilirsin, son günlerde duygusal yükler ağır bastığı için her dakika birşeyler düşünüyor ve kafamın içinden çıkamıyorum. Sende böyle demiştin zaten ‘’ Umarım sonsuza kadar kafanda kurarsın’’ . Sevgimmi yetmemişti sana, güven mi vermemiştim, yada verilen sözlerimi tutmadım bilmiyorum, tek bildiğim şey, birşeyler yetmedi yine. Tekrardan aramıza örülen o koskoca duvarların arkasından izliyoruz birbirimizi , bu hep böyle olacak sanırım. Dünyada tek derdi olan senmişsin gibi bencilce davranıyorsun bazen, ben seni hata yaptığında bile anlıyordum aslında, sende öyle yaparsın sanmıştım. İstediğin oldu, içinden çıkamadığım bir savaşın ortasında kaldım, anlatsamda dinlemiyorsun, en basit örnek vermek gerekirse son konuştuğumuz gün birşeyler olduğunu ve akşam gelince sana anlatmak istediğimi söylemiştim. Neyse buna da canını sağolsun demek düşer her zamanki gibi. Sonunda istediğin oldu artık bir araya gelemeyiz muhtemelen, çünkü sen bunu istemiyorsun, dahi ciddi miydin o son söylediklerinde ? sana olan sevgim haricinde birşeyler değişmeye başlıyor içimde fark ediyorum, daha az yiyor, daha az uyuyor, daha fazla içiyorum.
Ama teşekkür ederim priv hesabından hala takipten çıkmamışsın, arada bakarsın belki yine bir fake hesaptan yazarsın, bende sen olduğunu bilip, bilmemezliğe vererek, gülümser bir şekilde konuşurum seninle. Beni görmemek ve duymamak için heryerden iletişimimizi koparttın canın sağolsun, ama ben sana bu kadarını yapamazdım sanırım. Yine tüm suçu üstlenip sessizce hikayenden uzaklaşmak düştü bana, ama bu sefer başkalarının ilişkisini kurtarmak için herşeyi benim üzerime yüklemeni unutmayacağım.
Beni kaybettiğinde ne hissedeceğini bilmiyorum, belki hiçbir şey hissetmeyeceksin bile. Fakat bir gün birinin sana, benim baktığım gibi bakmasını istersen, umarım o bakışın kıymetini, onu kaybettikten sonra öğrenmek zorunda kalmazsın. Çünkü ben, sana sevgimin yetmediğini düşünerek çok zaman kaybettim, çok geceyi sabah ettim. Oysa şimdi anlıyorum ki mesele benim ne kadar sevdiğim değilmiş, mesele, benim bütün sevgime rağmen neden kendimi bu kadar yalnız hissettiğimmiş. Meğer sen bu kavgaların hiçbirinde yokmuşsun veya kendini benim yerime koymanı beklemiyorum. Bir gün gerçekten anlarsan beni, işte o zaman fazlasıyla kırğın, ama bizi bıraktığın o kaldırımda eski halimizi özlüyor olacağım.
İnsan bazen anlık öfkelerin, geçici heveslerin ya da geçmişin arkasına sığınarak kaçmaya çalışır, bunu çok iyi anlıyorum. Ama kaçtığın şeylerin sana huzur vermediğini, her seferinde başladığın yere dönmek zorunda kaldığını da hissediyorum, oradan oraya savrulmak ve nereye ait olduğunu hissedemediğini biliyorum.
Dışarıya karşı ne kadar umursamaz olmaya çalışırsan çalış, içinde birşeyleri tamamen bitiremediğini biliyorum. Belkide yanılıyorum bilmiyorum. Kendini bir şekilde kandırdığını da, o anlık savrulmalarla neyi bastırmaya çalıştığının da farkındayım.
Benim tarafım belli, herşeyi anlayabilecek ve çoğu şeyi affedebilecek kadar gönlüm ferahtır. Ama unutma, gurur yapıp susmak ya da yanlış yollarda kaçmak sadece sana, zamanını ve bizi kaybettirir. O masaya oturup her şeyi konuşmak, gerçekleri birbirimizin yüzüne söylemek ve en sonunda birşeyleri affetmek sandığın kadar zor değil. Yeter ki insan gerçekten istesin.
Bu mesaj muhtemelen hiçbir zaman sana gelmeyecek, bir kaldırıma çöküp mutlu olduğumuz anıları hatırlıyorum, içinden ‘’ yaaa yine başlama yeter’’ diyebilirsin, son günlerde duygusal yükler ağır bastığı için her dakika birşeyler düşünüyor ve kafamın içinden çıkamıyorum. Sende böyle demiştin zaten ‘’ Umarım sonsuza kadar kafanda kurarsın’’ . Sevgimmi yetmemişti sana, güven mi vermemiştim, yada verilen sözlerimi tutmadım bilmiyorum, tek bildiğim şey, birşeyler yetmedi yine. Tekrardan aramıza örülen o koskoca duvarların arkasından izliyoruz birbirimizi , bu hep böyle olacak sanırım. Dünyada tek derdi olan senmişsin gibi bencilce davranıyorsun bazen, ben seni hata yaptığında bile anlıyordum aslında, sende öyle yaparsın sanmıştım. İstediğin oldu, içinden çıkamadığım bir savaşın ortasında kaldım, anlatsamda dinlemiyorsun, en basit örnek vermek gerekirse son konuştuğumuz gün birşeyler olduğunu ve akşam gelince sana anlatmak istediğimi söylemiştim. Neyse buna da canını sağolsun demek düşer her zamanki gibi. Sonunda istediğin oldu artık bir araya gelemeyiz muhtemelen, çünkü sen bunu istemiyorsun, dahi ciddi miydin o son söylediklerinde ? sana olan sevgim haricinde birşeyler değişmeye başlıyor içimde fark ediyorum, daha az yiyor, daha az uyuyor, daha fazla içiyorum.
Ama teşekkür ederim priv hesabından hala takipten çıkmamışsın, arada bakarsın belki yine bir fake hesaptan yazarsın, bende sen olduğunu bilip, bilmemezliğe vererek, gülümser bir şekilde konuşurum seninle. Beni görmemek ve duymamak için heryerden iletişimimizi koparttın canın sağolsun, ama ben sana bu kadarını yapamazdım sanırım. Yine tüm suçu üstlenip sessizce hikayenden uzaklaşmak düştü bana, ama bu sefer başkalarının ilişkisini kurtarmak için herşeyi benim üzerime yüklemeni unutmayacağım.
Beni kaybettiğinde ne hissedeceğini bilmiyorum, belki hiçbir şey hissetmeyeceksin bile. Fakat bir gün birinin sana, benim baktığım gibi bakmasını istersen, umarım o bakışın kıymetini, onu kaybettikten sonra öğrenmek zorunda kalmazsın. Çünkü ben, sana sevgimin yetmediğini düşünerek çok zaman kaybettim, çok geceyi sabah ettim. Oysa şimdi anlıyorum ki mesele benim ne kadar sevdiğim değilmiş, mesele, benim bütün sevgime rağmen neden kendimi bu kadar yalnız hissettiğimmiş. Meğer sen bu kavgaların hiçbirinde yokmuşsun veya kendini benim yerime koymanı beklemiyorum. Bir gün gerçekten anlarsan beni, işte o zaman fazlasıyla kırğın, ama bizi bıraktığın o kaldırımda eski halimizi özlüyor olacağım.
İnsan bazen anlık öfkelerin, geçici heveslerin ya da geçmişin arkasına sığınarak kaçmaya çalışır, bunu çok iyi anlıyorum. Ama kaçtığın şeylerin sana huzur vermediğini, her seferinde başladığın yere dönmek zorunda kaldığını da hissediyorum, oradan oraya savrulmak ve nereye ait olduğunu hissedemediğini biliyorum.
Dışarıya karşı ne kadar umursamaz olmaya çalışırsan çalış, içinde birşeyleri tamamen bitiremediğini biliyorum. Belkide yanılıyorum bilmiyorum. Kendini bir şekilde kandırdığını da, o anlık savrulmalarla neyi bastırmaya çalıştığının da farkındayım.
Benim tarafım belli, herşeyi anlayabilecek ve çoğu şeyi affedebilecek kadar gönlüm ferahtır. Ama unutma, gurur yapıp susmak ya da yanlış yollarda kaçmak sadece sana, zamanını ve bizi kaybettirir. O masaya oturup her şeyi konuşmak, gerçekleri birbirimizin yüzüne söylemek ve en sonunda birşeyleri affetmek sandığın kadar zor değil. Yeter ki insan gerçekten istesin.