#73 · Konu Sahibi
15.09.2026 20:12
İyi geceler sevgili arkadaşlar... Ya da her kimseniz.
Bu yazıyı dünün gürültüsünden, yarının belirsizliğinden uzak bir yer. Saatin kaç olduğunun, telefon ekranındaki o cevapsız aramaların ya da yarım kalmış kavgaların bir öneminin olmadığı ve sevginin hiçbirşeye yetmediği, yarı baygın bir yerden yazıyorum.
Söz vermiştik, değil mi? Bizim gibiler çok söz vermez ama verdi mi de tutar. İşte burası orası. Konuşurken araya giren cızırtıların, yüzlere kapanan telefonların, yanlış anlaşılan cümlelerin ve o lanet meşgullüklerin ulaşamadığı tek alan.
Burası benim içim. Söylenmemiş, yarım kalmış, boğazda düğümlenip yutkulunmuş ne varsa hepsi bu satırların arasında.
Kulaklığını tak şarkını aç ve arkana yaslan. Şimdilik sadece dinle... Ya da oku. Çayınızdan yada biranızdan bir yudum alın, benim kartanem kahve severdi. Burası ondan bana kalan son tutunmak istediğim bir bağ, hem ne demiştik. Kelki yakında kader ağlarını yeniden üstümüze örer.
Bazen garip geliyor biliyormusunuz, iki insan birbirini severken neden böyle kavgalar olur. Kavga etmemize, tartışmamıza rağmen ona sevgim hala bitmiyor, belkide bazılarınız aptallık diyecekseniz buna, belkide sevgi. Bana göre aşk herşeyin mahvolması için iyi bir neden. Neyse size biraz kar tanesinden bahsedeyim. Yıllardır küser, 1 hafta sevgili olur ve o 1 hafta içinde hayatımızın en fırtınalı ve tutku dolu aşkını yaşardık, ilk defa bu sefer oldu demiştim, ta ki ilk engelimize takılana kadar. Yanlış anlamayın engel falan dediysem, ailesi engel değildi. Bizim engelimiz ona göre ‘’bendim’’. Siz hiç tüm hatalarına ve yanlışlara rağmen birisiyle yaşlanmak istediniz mi ? Ben istedim. Ama sevgi her zaman yetmiyormuş, şuan bunu sevginin yetmediği biryerden yazıyorum size. O kızardı her zaman benim içmeme, son zamanlarda asıl alkol kullanma ve uyuyamam sebebimi onu acaba kırdım mı yada üzdüm diye düşünmekten olduğunu hiçbir zaman söyleyemedim. Şuan Yine en son oturduğumuz yere ve aynı masaya geldim, Şuan karşımda olsa ona çok şey söylemek istemezdim, sadece bana sarılıp artık geçti, ne olursa olsun ben yanındayım demesini isterdim. Malesef öyle olmuyor arkadaşlar bunlar sadece peri masallarından ibaretmiş. Uzun süredir insanlara ve ilişkilerine bakıyorum, izliyorum ve dinliyorum. İnsanlar sevgili, nişanlı ve evli olmasına rağmen gündelik hayatlarını ve görevlerini yerine getiriyor, gelelim bana bende işler böyle ilerlemiyor malesef. Birazda kendimden bahsedeyim o halde. Geçmişte yüzlerce hata yapmış fakat sonunda birini gerçekten sevmiş biri diyip geçelim. Tabi birde kaynanam var, dünyalar tatlısı bir insan, kızının üzülmemesi için herşeyi yapacak biri. Son zamanlarda biraz fazla samimi olduğumuz ve ‘’ malum kişi yokken’’ onu çekiştirip, neyi nasıl daha iyi yapabiliriz, daha fazla nasıl mutlu olur o kişi derken kendimi fazla kaptırdım. Gerçekten kız arkadaşımda suç aramıyorum, ben güven sorunları yaşayan, en ufak olaylardan en büyük sorunları çıkarabilecek biriyim, ama onun gözlerine bakınca herşeyi unutur, sadece ait olduğum evimdeyim gibi hissederdim. Zaten ne demiştik, ortada bir hata varsa her zaman erkektedir. Şuan o kişiyle 1 gündür konuşmuyoruz, buraya her gün yazıp ona karşı söylemek istryipte söyleyemediğim şeyleri yazacağım, içimi dökeceğim. Eğer oda bir gün burayı okursa, üzülmek yerine mutlu olsun, onu bu kadar çok seven biri olduğu için. Bir sonraki yazıda olayım derinliklerine ineceğiz.Görüşmek üzere sevgili dostlar.
Bu yazıyı dünün gürültüsünden, yarının belirsizliğinden uzak bir yer. Saatin kaç olduğunun, telefon ekranındaki o cevapsız aramaların ya da yarım kalmış kavgaların bir öneminin olmadığı ve sevginin hiçbirşeye yetmediği, yarı baygın bir yerden yazıyorum.
Söz vermiştik, değil mi? Bizim gibiler çok söz vermez ama verdi mi de tutar. İşte burası orası. Konuşurken araya giren cızırtıların, yüzlere kapanan telefonların, yanlış anlaşılan cümlelerin ve o lanet meşgullüklerin ulaşamadığı tek alan.
Burası benim içim. Söylenmemiş, yarım kalmış, boğazda düğümlenip yutkulunmuş ne varsa hepsi bu satırların arasında.
Kulaklığını tak şarkını aç ve arkana yaslan. Şimdilik sadece dinle... Ya da oku. Çayınızdan yada biranızdan bir yudum alın, benim kartanem kahve severdi. Burası ondan bana kalan son tutunmak istediğim bir bağ, hem ne demiştik. Kelki yakında kader ağlarını yeniden üstümüze örer.
Bazen garip geliyor biliyormusunuz, iki insan birbirini severken neden böyle kavgalar olur. Kavga etmemize, tartışmamıza rağmen ona sevgim hala bitmiyor, belkide bazılarınız aptallık diyecekseniz buna, belkide sevgi. Bana göre aşk herşeyin mahvolması için iyi bir neden. Neyse size biraz kar tanesinden bahsedeyim. Yıllardır küser, 1 hafta sevgili olur ve o 1 hafta içinde hayatımızın en fırtınalı ve tutku dolu aşkını yaşardık, ilk defa bu sefer oldu demiştim, ta ki ilk engelimize takılana kadar. Yanlış anlamayın engel falan dediysem, ailesi engel değildi. Bizim engelimiz ona göre ‘’bendim’’. Siz hiç tüm hatalarına ve yanlışlara rağmen birisiyle yaşlanmak istediniz mi ? Ben istedim. Ama sevgi her zaman yetmiyormuş, şuan bunu sevginin yetmediği biryerden yazıyorum size. O kızardı her zaman benim içmeme, son zamanlarda asıl alkol kullanma ve uyuyamam sebebimi onu acaba kırdım mı yada üzdüm diye düşünmekten olduğunu hiçbir zaman söyleyemedim. Şuan Yine en son oturduğumuz yere ve aynı masaya geldim, Şuan karşımda olsa ona çok şey söylemek istemezdim, sadece bana sarılıp artık geçti, ne olursa olsun ben yanındayım demesini isterdim. Malesef öyle olmuyor arkadaşlar bunlar sadece peri masallarından ibaretmiş. Uzun süredir insanlara ve ilişkilerine bakıyorum, izliyorum ve dinliyorum. İnsanlar sevgili, nişanlı ve evli olmasına rağmen gündelik hayatlarını ve görevlerini yerine getiriyor, gelelim bana bende işler böyle ilerlemiyor malesef. Birazda kendimden bahsedeyim o halde. Geçmişte yüzlerce hata yapmış fakat sonunda birini gerçekten sevmiş biri diyip geçelim. Tabi birde kaynanam var, dünyalar tatlısı bir insan, kızının üzülmemesi için herşeyi yapacak biri. Son zamanlarda biraz fazla samimi olduğumuz ve ‘’ malum kişi yokken’’ onu çekiştirip, neyi nasıl daha iyi yapabiliriz, daha fazla nasıl mutlu olur o kişi derken kendimi fazla kaptırdım. Gerçekten kız arkadaşımda suç aramıyorum, ben güven sorunları yaşayan, en ufak olaylardan en büyük sorunları çıkarabilecek biriyim, ama onun gözlerine bakınca herşeyi unutur, sadece ait olduğum evimdeyim gibi hissederdim. Zaten ne demiştik, ortada bir hata varsa her zaman erkektedir. Şuan o kişiyle 1 gündür konuşmuyoruz, buraya her gün yazıp ona karşı söylemek istryipte söyleyemediğim şeyleri yazacağım, içimi dökeceğim. Eğer oda bir gün burayı okursa, üzülmek yerine mutlu olsun, onu bu kadar çok seven biri olduğu için. Bir sonraki yazıda olayım derinliklerine ineceğiz.Görüşmek üzere sevgili dostlar.